Titreme hastalığı Parkinson nedir, neden olur?

0
44
hit

Yaşlılarda ileriki zamanlarda ortaya çıkan titreme hastalığı olarak bilinen Parkinson hastalığı ikinci sırada görülen nörodejeneratif bozukluk ve en yaygın görülen hareket bozukluğudur. Kas kontrolünün progresif olarak kaybedilmesi, dinlenme, sertlik, yavaşlık ve denge bozukluğunda iken uzuvlar ve kafaların titremesine yol açar. Belirtiler kötüleşirken, hastalar yürümek, konuşmak ve basit görevleri tamamlamakta zorlaşabilir.

Parkinson hastalığının ilerlemesi ve bozulma derecesi kişiden kişiye değişir. Parkinson hastalığı olan birçok insan çok uzun süre verimli bir şekilde yaşarken, diğerleri çok daha hızlı özürlü duruma gelebilir. Erken ölüm genellikle düşmeye bağlı yaralanmalar veya pnömoni gibi komplikasyonlardan kaynaklanmaktadır.

Parkinson hastalığını geliştiren bireylerin çoğu 60 yaş ve üzeridir. Genel yaşam beklentisi arttıkça, gelecekte Parkinson hastalığı olan bireylerin sayısı artacak. Erken başlangıçlı Parkinson hastalığı en sık görülür, ancak erken başlangıçlı Parkinson hastalığı (21-40 yaş arasında başlar) ve çocuklarda başlayan Parkinson hastalığı (21 yaşından önce başlar) de mevcuttur.

Parkinson hastalığının tanımları M.Ö. 5000 yılına dayanıyor. O zamanlar, eski bir Hint uygarlığı, Kampavata bozukluğu deniyor ve onu bugün levodopa olarak bilinen terapötik seviyeleri içeren bir bitkinin tohumlarıyla tedavi ediyordu. Parkinson hastalığı, İngiliz doktor James Parkinson’dan alınıyordu. 1817’de ilk olarak bozukluğu “sarsıntı felci” olarak detaylı bir şekilde tarif etti.

Parkinson Hastalığı Neden Olur?

Dopamin adı verilen bir madde iki beyin alanı (substantia nigra ve koridor striatum) arasında pürüzsüz, kontrollü hareketler üretmek için bir haberci görevi görür. Parkinson hastalığının hareketle ilişkili semptomlarının çoğuna substantia nigra’daki dopamin üreten hücrelerin kaybından dolayı dopamin eksikliği sebep olur. Dopamin miktarı çok düşük olduğunda substantia nigra ile korpus striatum arasındaki iletişim etkisiz hale gelir ve hareket engellenir; Dopaminin kaybı ne kadar büyükse, hareketle ilgili semptomlar o kadar kötü olur. Beyindeki diğer hücreler de bir dereceye kadar dejenere olurlar ve Parkinson hastalığının hareketle ilgili olmayan semptomlarına katkıda bulunabilirler.

Dopamin eksikliğinin Parkinson hastalığının motor semptomlarına neden olduğu bilinmesine rağmen, dopamin üreten beyin hücrelerinin bozulmasının neden net olmadığı açık değildir. Genetik ve patolojik çalışmalar çeşitli disfonksiyonel hücresel süreçlerin, inflamasyonun ve stresin hücre hasarına katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur.

Buna ek olarak, alfa-sinüklein proteinini içeren Lewy cisimleri adı verilen anormal kümeler Parkinson hastalığı olan bireylerin birçok beyin hücresinde bulunur. Parkinson hastalığına ilişkin bu kümelerin işlevi anlaşılamamıştır. Genel olarak, bilim adamları dopamin kaybının genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklandığından şüphelenmektedir.

Yorum ve Görüşlerinizi Bildirin

Please enter your comment!
Please enter your name here